AKHİSAR ve Dinamo Kiev’e karşı ilk devre; Galatasaray’a, Benfica’ya ve Rize’ye karşı ikinci devre iyiydi Beşiktaş. Üstelik bazı iki devre performansları siyahla beyaz kadar farklı. Dün de öyle büyüktü fark. İlk 45’in ilk yarısında Necip-Atiba’nın merkezde hiç gelmeyen Rize’yi beklediği, ikinci yarısında da çizgilerde etkisiz Necip-Olcay’ın oynadığı garip bir maç. Çöpe giden bir devre.

GOL GELMEYİNCE...

Devrede giren Quaresma ile vites artıran Tolgay’ın etkinliği sayesinde 45-65 arası 6 net pozisyon üretti Beşiktaş. Aboubakar’ın 3, Cenk, Quaresma ve Necip’in birer girişimi golü getirmeyince Rize oyunu dengeleyecek formülü buldu: Kweuke girip ileride top tutmaya başladı, Oğulcan’ın da sağa geçişi faydalı oldu ev sahibi ekibe.

VE KRİTİK TERCİH

Bu noktada maçın kırılma anı geldi zaten: Güneş’in elinde tek bir değişiklik hakkı, kenarda da Aras ve Kerim vardı. Ama o Adriano’yu soktu oyuna. Ben Aras ve Kerim varken bu değişikliğin yanlış olduğunu düşünürken Adriano muhteşem bir golle fişi çekti ve CV’sini hatırlattı: “Ben Barcelonalı Adriano. Formum düşük olabilir ama klasım kalıcı.”

TRİBÜN

İÇ SAHADA BEYAZ

RİZE’nin 6 haftalık performansı siyahla beyaz gibi. İçeride beyazlar, yaşıyorlar, mücadele ediyorlar. Dışarıda siyahlar, yok oluyorlar. Tribün içeride fena değildi o yüzden.

ABOUBAKAR’A TEPKİ VAR

53’te Caner, ceza alanına süper bir orta yaptı, Aboubakar kafayla değerlendirmeyince Caner ellerini iki yana açtı kızarak. 59’da Aboubakar bu kez de Tolgay’ın soldan verdiği pasa yetişemeyince arkadaşının tepkisiyle karşılaştı. İki pozisyonda da Aboubakar’ın yüzde yüz hatalı olduğunu düşünmüyorum; ama oyuncuların tepkisi enteresan. Takımın da onun performansından memnun olmadığı hissediliyor sanki.

MAÇIN YILDIZI: TOLGAY

Kötünün iyisi. Kaleye daha yakın topla buluşursa gol de atmaya başlayabilir.

TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ

HİKMET KARAMAN

SEZON başından beri santraforu yok, M.Akyüz’ü de ısrarla düşünmüyor. 62’de Oğulcan’ı sağa atıp, yavaş yavaş toparlanan Kweuke’yi sokunca topu biraz önde tutabildiler.

ŞENOL GÜNEŞ

ÖYKÜ yine aynı: Kayıp bir devre, telafi için uğraşılan bir başka devre. Dinamo Kiev önünde Adriano’yu erken çıkarmaması kritikti. Burdaysa iyi değişikliklerle imza attı oyuna.

BU MAÇ PAZAR’A ALINMALI MIYDI?

TFF’nin prensip olarak tüm değişiklik taleplerini reddetmesini anlıyorum. Sezon başı bir fikstür açıklanmış, korumak istiyorlar. Ancak Beşiktaş’ın “neden Rize’yle pazar değil de cumartesi oynuyoruz” sorusuna da mantıklı bir yanıt veremediler bence. Eğer gerekçe, “Ş.Ligi oynayanlarla A.Ligi oynayanların hepsi eşit (üçer gün) dinleniyorlar” ise şuna ne demeli:

Kasım başında Beşiktaş salı-cumartesi oynarken, neden F.Bahçe perşembe-pazar oynuyor? Herkes 3 gün dinlenecekse, Beşiktaş da Trabzon maçını Cuma oynamalı öyleyse!

Uğur Meleke / Hürriyet