Beşiktaş’ın ilk yarıdaki sorunu adam geçemeyen, dolayısıyla oyunun en önemli yönlerinden biri olan kanatlarda driplingle gelemeyen bir takım olmasıydı. Rizespor kanatlara ekstra yığınak yapıp, Beşiktaş’ı hep merkeze yönlendirince oyun fazlasıyla sıkıştı.

İkinci yarıya Şenol Güneş çok doğru bir tespitle yaptığı hamlelerle başladı. Tolgay ve Necip’i aynı çizgiye çekin iç oyuncusu gibi kullandı. Kenarda iş bitirecek Quaresma’yı ve Cenk’i oyunda tutarak Aboubakar’ı oyun aldı.

İyi işlese...

İlk dakikadan itibaren çok iyi orta ve paslarla kenardan çizgiye inmeyi başararak geldiler. Fakat aynı Dinamo Kiev maçındaki olduğu gibi, Beşiktaş’ın bir senedir unuttuğu problemi dirildi. Son vuruşlarda Almeida döneminin de gerisine düştüler.

Hikmet Karaman’ın ilk yarıda kurduğu tuzak savunma yönünde olağanüstü iyi işlese de kritik olan kontratak yönünde özellikle Oğulcan’ın yaratıcılığını doğru kullanmaması Emrah Başsan’ın da fazla top ezmesiyle hep eksik kaldı. Yani planın savunma yönü iyi işlese de hücum yönünde eksik kaldılar. Sonuç/skor bir yana rakibi geri koşturmaları bile mümkün olmadı.

Isınması şart

Bu resimde akın sürekliliği kaçınılmaz oldu. Her ne kadar Beşiktaş bir kale önü santrfor ve 10 numara sıkıntısı yaşasa da oyunu ceza sahası çevresine yıktılar.

Bu durum Şenol hocayı Adriano’yu sırf şut çeksin diye orta sahanın sol iç pozisyonu için oyuna almasına neden oldu. O da bunun karşılığını verdi.

Bu maç geçen yılki kadroyla, hatta sadece Gomez ve Sosa’yla 4’e 5’e gidebilirdi. Bu kadar sıkışmasının tek sebebi de istenen ve alışılan oyun kurucu ve santrfor performansının olmayışından.
Özellikle Abubakar’ın biraz ısınması şart. Bu maçın anlattığını iyi anlamak ve tedbir almak lazım.

Mehmet Demirkol/Fanatik